ANA SAYFA

28 Mart 2016 Pazartesi

Ha Aktroll ha Kemalist

Bugün Twitter’da saldırıya geçen Kemalistlere dair yazmak istediğim bir şeyler vardı. Ancak yine flood yaparak timeline’ı işgal etmek istemediğimden burada yazmaya karar verdim. Bu nedenle pek derli toplu bir blog yazısı olmayacak bu. Flood’dan hallice bir şey diyelim. İleride bu blog yazısı okunduğunda konuda kopukluk olmaması için, önce olayın başını bir anımsayalım.

Diyanet İşleri Başkanlığı, çocuklara yönelik bir dergide şehitliğin güzel bir şey olduğunu anlatan bir çizim yayınladı. Şöyle bir şey;



Konu, basında da işlenip tepkilere neden olunca, ben de şöyle bir tweet attım;


Daha sonra bu tweet’i flood olarak sürdürdüm. Tamamını okumak için TIKLAYIN 

Sonra nasıl oldu bilmiyorum, beni takip etmeyen kişiler, flood’un ortasından kel alaka bir bölümü alıntılayarak paylaşmış. O paylaşım müthiş bir hızla yayıldı ve gün içinde onlarca Kemalist, salyalar saçarak hücuma geçti Twitter’da.  

Bu Kemalist tayfaya söylemek istediğim ilk şey, Aktroll’lerden zerre farklarının olmadığı. Akit gazetesinin o lağım çukuruna benzeyen ağzından en ufak bir farkı yok Kemalistlerin ağzının. Aynı iğrençlik, aynı sığlık, aynı küfür, aynı basitlik… İslamcı putperestlerden tek farkınız, onların rengi yeşilken sizinkinin kırmızıya çalışıyor olması. Yoksa putperestliğiniz bile aynı. Bir İslamcının yanında İslamiyet’i eleştirmek neyse, Kemalistlerin yanında Kemalizm’i eleştirmek hemen hemen aynı. Kutsalına sövülünce zıvanadan çıkan insanın refleksidir bu; hem İslamcılardaki hem de Kemalistlerdeki.

Kudurmuşçasına salyalar saçarak küfredenlerin dışında 2-3 kişi oldu gerçekten yanıt vermeye değer gördüğüm. Gerçekten oturup tartışılabilir dediğim ise sadece bir kişiydi. Küfür edenleri direkt engelledim, ki sayılarını hatırlamıyorum bile. Küfür etmeden sadece saçmalayanları engellemedim, yanıt da vermedim. Bu kitlede öyle bir akıl tutulması var ki, Kemalizm eleştirisi yapan herkesi doğrudan İslamcı sanıyorlar. Nitekim dinci/İslamcı olduğumu düşünerek, “Cumhuriyet düşmanı” deyip saldırıya gelenlerin sayısı hiç de az değildi. İşin acınası tarafı, flood’un tamamını bile okumamışlar, ortasındaki bir tweet’ten yapılan alıntıyı görüp onun üzerine gelmişler. Saldırıp küfrettikleri kişinin kim olduğuna, inancına, ideolojisine vs dair en ufak bir fikirleri yok. Ama sorun hepsine; AKP’liler koyun, cahil, sorgulama ve araştırmadan uzaklar, kendileri ilerici, aydın, zeki ve sorgulayan kimseler. Koyunlukta birbirlerinden en ufak bir farkları olduğunu düşünmüyorum oysa. Sorgulama, araştırma, anlamaya çalışma yetenekleri sıfırın altında. Bu kadar içler acısı bir durum. Basit bir örnek;




Böyle bir gerizekalının nesiyle ne konuşabilirim örneğin? Adam flood’u bile okumamış, flood’un sonlarındaki bir tweet’i almış, ne demek istediğimi de anlamamış, üstelik de hakkında fikir yürütüp liboş dediği kişinin ideolojisine dair bilgi kırıntısı bile yok, bu kadar sefil vaziyetteyken kendini aydın ve ilerici olarak görüyor bu zihniyet. Tam anlamıyla kara mizah…  

Her şeyi, ama her şeyi geçtim, o hayat bilgisi derslerini falan da bir kenara koydum, beden eğitimi dersi adı altında askeri talim yaptığını, o iğrenç gırtlaktan çıkan çatlak “raaattt… hazroooollll” sesleriyle itaat eğitimi aldığını ve bunun da o bahsettiğim militarist eğitim sisteminin bir parçası olduğunu bile göremeyecek kadar kör, ümmi bir kitle var ortada.

İki – üç istisnayı saymazsak, hemen hiçbirinde söylediğim şeyi çürütecek bir argüman yok, tipik bir “Beğenmiyorsan siktir git” yaklaşımı var. Tıpkı bugün AKP’lilerin yaptığı gibi. Bir başka arkadaş tweet atıyor; “haksızsın.” Neden? Orası belli değil. Önemi de yok zaten, Kemalizm eleştirisi yaptın, haksız olman için yeterli bir neden. Fatih Altaylı’nın programındaki kız geldi aklıma. Altaylı, “Atatürk’ü seviyor musun?” diye sorduğunda, “Bu ülkede Atatürk’ü sevmeme hakkı var mı?” yanıtını vermişti o türbanlı kız. Durum tam olarak bu. Eleştiriye bu kadar kapalı bir zihniyetten kime ne hayır gelir ki? Bu blogda yayınladığım yazılara yığınla eleştirel yorum geldi. Bir kısmını o kadar saçma sapan buldum ki, yanıt dahi verme gereği duymadım (zamansızlıktan yanıt veremediklerim üzerlerine almasın lütfen). Ama hepsini onaylayarak yayına verdim. Şimdiye dek onaylamadan sildiğim yorum sayısı sadece bir, o da direkt küfrettiği için. Aradaki farkın da görülmesini istiyorum. Bu arada ben Atatürk’ü sevmiyor da değilim. Bu konuda nötrüm demek daha doğru.

Benim için hiç kimse, hiçbir fikir -kendim de dahil- yüzde yüz doğru da olamaz yanlış da. Bir fikir üzerine tartışırken, duygularımı tamamen bir kenara koyup objektif bir şekilde konuyu incelemeye, anlamaya çalışırım önce. Bunu başarıp başaramadığım ayrı bir konu. Kemalizm konusunda Kemalistlerle tartıştığım kadar, sosyalistlerle de tartışıyorum. Bizim cenahın ilk eleştirisi, “Atatürk, burjuva devrimi yaptı” ile başlıyor zira. E, o yıllarda Osmanlı’da proletarya mı vardı devrim yapacak? Osmanlı hükümdarlığı boyunca tamamen tebaa haline gelmiş, birey olma bilincinden yoksun, hayata tümden din penceresinden bakan bir halk var ortada. Böyle bir malzemeyle yapılabilecek en iyi şeylerden birini yaptı belki de Mustafa Kemal. Ancak sonrasında o ulus devleti oluşturmak için kurduğu sistem, başka arızalar doğurdu. Bunların sancısını da bugün yaşıyoruz işte.

Bir üstteki paragrafı yazmamın nedeni, bir fikrin hem tezlerini hem de antitezlerini bilerek tartışmanın gerekliliğini göstermek. Bugün Kemalistlerin, özellikle de gün boyunca Twitter’dan salya akıtanların asla ve kata anlayamayacağı bir şey bu belki ama, arada çıkan istisnalara ulaşabilme umudu işte benimki.

Beni sözlükten takip edenler, ulusalcılara, Kemalistlere ne kadar öfkeli olduğumu iyi bilir. Ateist olmama rağmen siyasal İslamcılara bu kadar öfkeli değilim. İslamcılara hissettiğim şeyin adı iğrenme, Kemalistlere hissettiğim ise öfke. Bir yandan şu süreçte asıl uğraşılması gerekenin Kemalizm olmadığını görüyorum. Zira zaten halihazırda devletten tasfiye edilmiş kadrolardır Kemalistler. Mevcut tehlike siyasal İslam. Öte yandan, siyasal İslam’dan kurtulsak bile yerine gelecek alternatifin tekrar bu zihniyetteki Kemalistler olacağını görmek korkutucu. Korkutucu, çünkü bugün ülkenin bu hale gelmesindeki asıl sebep de Kemalistlerdir, AKP’nin bu kadar büyümesinde pay sahibi olanlar da Kemalistlerdir. Zaten AKP’den kurtuluşumuzun önündeki en büyük engel de Kemalistler, öfkemin asıl nedeni bu. Bu paragrafı da daha sonra başlı başına bir yazıyla açacağım.

Bir önceki blog yazıma gelen yorumlardan birinde, “Siz de ulusalcılara üstten bakıyorsunuz. Bu üslubu yumuşatırsanız, çok daha iyi ifade edebilirsiniz kendinizi” şeklinde bir cümle vardı. Tespit sonuna kadar doğru ama bunu zaten özellikle yapıyorum. Çünkü AKP’lilere üstten bakan, onları cahil olmakla, aptal olmakla, koyun olmakla, gerici olmakla, biat eden olmakla, dogmatik olmakla suçlayıp beğenmeyen, hor gören bu ulusalcıların Kemalistlerin, özünde onlardan zerre farkları olmamasına rağmen kibirli şekilde ortalarda dolaşıp kendilerini zeki, aydın, düşünen, ilerici vb şekilde tanımlamaları sinirimi bozuyor. Yazılan bir yazıyı dahi anlamadan, hatta okumadan, yazan kişinin profiline bakıp azıcık inceleme gereği dahi duymadan, kafadan etiketi yapıştırıp direkt küfre başlayan kitle ile Aktroller arasındaki tek fark renkleri. Yani bu kof özgüvenin midesine midesine vurmak gerekiyor bazen. Hem onlar da diğerleriyle farklı bir şekilde konuşmadığından, anlayabilecekleri tek dili kullanıyorum, biraz da zorunlu olarak.

Şu yazıyı yazdığım dakikalarda bile hâlâ abuk subuk menşınlar geliyor. Onlara karşı tavrımı da yine Twitter hesabımda anlattım; https://twitter.com/hakiki_cassey/status/714452139020566529


İŞTE O TAVIR!




Daha yazıp anlatmak istediklerim vardı ama kafa da bırakmadılar. Belki onları da daha sonra sakin bir kafayla derli toplu yazarım. Ancak bir ara mutlaka bu konuda uzun uzadıya bir şeyler yazmak istiyorum. O çok kutsadıkları Kemalizmin sorunlu yanlarına, taptıkları devletin ne kadar ceberrut bir şey olduğuna, o eğitim sisteminden çıkmış şimdiki hastalıklı beyin yapılarına dair uzun uzadıya bir şeyler yazmak gerek. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder